Fransalı Gelin

2008'den beri Fransa'da yaşam, deneyimler, tarifler, hobiler, geziler vs.

  • Home
  • Tavsiyeler
  • Başardım!
  • Fransizca için
  • Karakalem
  • Tarifler
    • Mes Recettes Français
    • Yemek Tarifleri
      • Tatlilar
      • Tuzlular
      • Diyet Tarifleri
      • Ana Yemekler
      • Hamur Isleri
    • Cocuklar için
    • Pastalarim
  • Keşfettiklerim

Keman en sevdigim enstrumanlardan, ogrenmeyi çok isterdim ya. Ah Turkiyemde olsam kesin kursa giderdim. Kemani ustadindan ki hele hele Dunyaca unlu bir ustaddan dinlemek harika birsey. Farid Farjad nam- diger Kemani aglatan adam olarak bilinir. Bilenler zaten bilirde ah bilmeyenler sunlari bir dinlesin...





Tuglerim diken diken oluyor dinleyince...





Ustad Iran asilldir ve Tahran dogumludur. 1979'daki Iran Islam Devriminde muzigin haram sayilmasi sebebi ile ABD ye yerlesmistir. Kendisi bunu bir surgun olarak nitelendiriyor. Muzigindeki huzun ve gamin memleketinden yillarca ayri kalmasindan sebep deniliyor.  Kendisi Turkiye'de 5 kez konser vermistir. ( ah keske bende gidebilsem ) Turkiye irana sinir oldugu için Turkiye memleketim kokuyor, hasretimi biraz olsun dindirebiliyorum. memleketimin kokusu geliyor diyor. Uzuldum valla ya.

Zaman Gazetesinden ropörtajini aktariyorum.

Farid Farjad: Türkiye'den başka hiçbir ülkede bu kadar sahiplenilmedim
MURAT TOKAY   -   20.03.2010
 
'Devrim'le birlikte İran'dan ayrılan sanatçılardan Farid Farjad, 30 yılı aşkın bir zamandır Amerika'da yaşıyor. Farjad, dünyanın en tanınmış keman virtüözlerinden biri.
Yayınlanmış beş albümü var. İstanbul Modern Sanatlar Galerisi'ndeki görüşmeye eşi Mitra Tavakol de iştirak etti. Sorularımızı tercüman aracılığıyla Farsça olarak cevapladı.
-Ne zaman Farid Farjad dinlesem ince bir yağmura tutulurum. Hüznün kalp atışlarını duyar, bir şiirin içinde bulurum kendimi. Keman sesiyle birlikte insan kendine doğru bir yolculuğa çıkmıştır...
Müziğiyle içimde fırtanalar koparan adam, İranlı keman virtüözü, şimdi karşımda duruyor. Yaşına rağmen (72) gayet dinç görüyorum onu. Los Angelas'tan İstanbul'a yeni geldiğini, biraz yorgun olduğunu söylüyor. "Sadece sizin talebinizi kabul ettim. Ben Zaman Gazetesi'ni seviyorum. Benimle daha önce de arkadaşlarınız görüşmüştü. Sizin çektiğiniz fotoğrafları Amerika'daki bir programda kullandım. Gazetenizin de reklamını yapıyorum." diyor gülümseyerek.
İstanbul Modern Sanatlar Galerisi'nde yaptığımız görüşmeye eşi Mitra Tavakol de iştirak ediyor. Türkiye turnesine çıkacak olan Farjad'ın ilk konseri, 23 Mart Salı günü Antalya'da. 27 Mart'ta Diyarbakır, 29 Mart'ta Adana, 31 Mart'ta İstanbul ve son olarak 1 Nisan'da İzmir'de sahneye çıkacak. Farid Farjad'a konserinde, sanatçının Türkiye turnesinde birçok ünlü isimle çalışmalar yürüten piyanist Armen Aharonian'ın yanı sıra eşi de eşlik edecek. İstanbul Modern Sanatlar Galerisi'nde görüştüğümüz Farjad'la müziğinden, şiire İstanbul'dan Mevlânâ'ya birçok konuyu görüştük.
Farid Farjad, Türkiye'de geç keşfedildi ama kısa sürede çok sevildi. İnternette müzikleri en çok paylaşılan müzisyenlerden birisiniz. Bu ilgiyi nasıl karşılıyorsunuz?
Ben de sevenlerimi çok seviyorum. Öyle sanıyorum ki Türk halkı müziği çok seviyor, önem veriyor. Müzik zevkleri gelişmiş.
Bu kaçıncı gelişiniz?
Daha önce dört kez geldim. Bu, beşinci olacak. Kısa süre içinde beş kez gelmek beni coşturuyor. Türk halkının bana bu kadar çok değer vermesi beni mutlu ediyor, duygulandırıyor. Bir başka ülkenin sanatçısına bu ölçüde değer verip sahiplenmeyi başka bir ülkede görmedim. Bu da benim çalışmama şevk veriyor.
Önceki konserlerinizde hangi şehirleri gezmiştiniz?
İstanbul, İzmir, Ankara'da konserlerim olmuştu. İki hafta Türkiye'de kalacağım. Antalya, Diyarbakır, Adana, İstanbul ve İzmir'de konser olacak.
Hangi şehri çok sevdiniz?
Tabii ki İstanbul. Bu şehirler içinde İstanbul bir başka. Bir kere tarihî dokusu, havası, insanı çekiyor. Boğaz'ı apayrı bir güzel. Bu ortamda olmayı seviyorum.
Bir önceki gelişinizde Türk halkına beste yapacağınızdan söz etmiştiniz. Hazırladınız mı?
Evet. Eşimle birlikte iki beste hazırlıyoruz. Bu parçaları İstanbul Müzik Festivali'nde Türk halkına çalacağım. Bu iki beste, Kültür Bakanlığı'nız İstanbul'un Kültür Başkenti olması sebebiyle bir albüm hazırlıyormuş, orada da yer alacak. Bir haberim daha var: Artık Türkiye'de piyasada olan beş albümümü Pera Müzik yayınlayacak.
Ülkemizde çok sevilmenizde Doğulu bir kalp taşımanızın etkili olduğunu düşünüyorum...
Doğrudur. Ben Şark'tan geliyorum. Özüm Doğuludur. Şunu bilmeliyiz ki; medeniyet Şark'tan gitmiştir. Uygarlığın beşiğidir Şark. Müzik de Batı'ya Doğu'dan gitmiştir. Endülüs kanalıyla... İran, Mısır, Suriye büyük müzisyenler yetiştirmiştir.
Doğu'da hüzün, acı yüceltilmiş. Siz de müziğinizle derinlerdeki bu hüzne, acıya dokunuyorsunuz. İnsanların gönül telini titretiyorsunuz. Bu hüznü nasıl anlatırsınız?
Benim müziğimde hüzün var. Ama bu; gam, kasavet değil. Doğu halkı da hüzünlüdür. O duyguyu yaşamasında kralların, imparatorların da payı var. Doğu halkı yüzyıllar boyu istibdat ve tahakküm görmüş. Bizde hep savaş, hep savaş vardı. İnsanlar baskı altındaydı.

Şair Hilmi Yavuz'un güzel bir dizesi vardır: "Hüzün ki en çok yakışandır bize"...
Çok güzel. Bu duygular yaşam şekline göre oluşuyor. Hüzün, hicran, ayrılık, Doğu'da bir yaşama biçimi. Hüzün Doğu'da yüceltilir; çünkü Doğu insanı duygularıyla yaşar ve hep hüzünlüdür.
Müziğinizin ruhanî bir yanı da var...
Dinleyen de onu fark ediyor, biliyor. O, maneviyatı duyuyor. Çünkü müzisyen ilhamla, aşkla yapıyor işini. Bill Gates'e, Eintstein'a daha farklı zekâlar vermiş tanrı.
Mitra Tavakol: Türk halkı Farjad'dan kendi beğendiğini alıyor. Kendi aradığını buluyor. Farjad, Bach da çalıyor. Akademik bir tahsili var. Modernle kalbi birleştiriyor. Avrupa'da buna hüzün demiyorlar, duygu diyorlar. Keman, Farjad'ın duygularıyla, kalbiyle dinleyicinin kulağına bağlanıyor. Farjad, bir bağlantı kuruyor. O, bir aracı.
Bu ruhanî havanın dinle ya da tasavvufla ilgisi var mı?
Bu ruhaniyet dinlerle ilgili değil. Evet, inanıyoruz ki bir yaratıcı Yüce Varlık var. Sanatçı o varlığa, diğer insanlardan her zaman daha yakın olmuştur. Ben buna inanıyorum. Sanatçı tanrıyla bir bağlantı kurabilir, sanatı tanrıya yaklaştırır onu.
Müziğinizle ilgili bloglarda yazılanlara göz attığımda şöyle bir yorumla karşılaştım: "İnsanda şiir yazma hevesi uyandırıyor." Gerçekten öyle...
Bu, sanatın ve sanatçının görevidir zaten. O duyguyu verebilmek. Doğada sesler vardır. Bunu herkes duyamaz. Benim görevim bu sesleri oradan çekip almak ve insanlarla paylaşmak. Ben karanlıklardan; bir büyük gizemden topluyorum müziğimi. Müzisyen olmayanın duyamadığı o sesleri benim bir yol bulup insanlara sunmam gerekiyor. Çünkü insanların o sesleri duyması gerekiyor. O sesleri kendime saklayamam. Rahat edemem. Ben müzik yaparak, insanları o seslerle tanıştırıyorum. İnsanlar da o sesleri benim musikimle duyuyor. Bu çok güzel bir şey.
Mitra Tavakol: İnsanları bu kadar etkilenmesi Farjad'ın samimiyetinden kaynaklanıyor. Çünkü Farjad, o sesleri kalbinde büyütüyor.
Yeryüzünde iki tür sanatçı var. Bunlardan biri gerçekten sanatçı olanlar. Bir de gelip geçici olanlar var. İki gün dinlenip, üçüncü gün unutuluyorlar. Bir daha kimse onlar hakkında konuşmuyor. Sanat, benim içimden geçeni karşı tarafa vermem demek. Karşıdaki onu alabiliyorsa ben sanatımı iyi icra etmişimdir. Bu, benim görevim.
Şiirle aranız nasıl?
İran şiiri hep önde olmuştur. Çünkü Şii mezhebinde müzikle uğraşılması pek hoş görülmez. Şiir öne çıkmıştır. Ama sanatlar içinde müzik, şiirden bir adım daha öndedir.
Neden?
Çünkü birinci sınıf bir sanattır müzik. Canlı, doğar doğmaz sesle tanışır. Bülbül sesi, kuş sesi... İnsanın ilk tanıştığı sanattır, müziktir de o yüzden.
Müziğinizdeki acı ve hüzünde, yıllardır İran'dan uzakta sürgün olmanızın payı ne kadar?
İran'da devrim olduktan sonra bir nevi sürgüne gittim. Ondan sonra benim müziğim, eserlerim bu yöne kaydı. Hüzün, ayrılık, hicran... Bu yönüyle gündeme geldi.
Hayatınızda da hep hüzünlü müsünüz?
Müziğim neyse benim hayatım da odur. Hayatım da müziğim gibidir.
Amerika'da nerede yaşıyorsunuz?
Los Angeles'ta yaşıyorum. Çok sakin bir yaşantımız var. Öyle zaman oluyor ki bir ay insan görmüyoruz. Kendi hayatımızı devam ettiriyoruz. Amerika'daki İran'ı yaşıyoruz. Çevremizdeki insanlar genelde İranlı. Müzisyenler, gazeteciler... Gittiğimiz restoranlar İranlı. Yaşadığımız çevreye 'İran Angeles', 'Tahran Angeles' diyorlar.

MITRA TAVAKOL-FARID FARJAD (piyanist esi)

Hafız'dan, Mevlânâ'dan besleniyorum

Bu müzikler nasıl çıkıyor? Beslenme kaynaklarınız neler?
Tarih, felsefe, edebiyat bilmeniz gerekiyor. Hafız'ı, Sadi'yi, Mevlânâ'yı okumanız gerekiyor. Saydığım bu üç isim bana ilham veren kişilerdir. Düşünebiliyor musunuz; benim duyduklarımı, hissettiklerimi Hafız 200 yıl önce duymuş; muhteşem.
Mevlânâ'ya son yıllarda büyük ilgi var...
İnsan, Mevlâna'yı tanıdıktan sonra yolunu bulmuş demektir. Bir adım daha ileri gitmiştir. O gizemli yere yaklaşmış demektir.
Sizin için "kemanı ağlatan adam" diyorlar.
Keman, istisnai özel bir çalgı. 15. yüzyılda keman çalanların tanrının özel kulları olduğuna inanılıyormuş. Normal bir insan, bir kul bunu yapamaz, bu sesleri çıkaramaz, diyorlarmış. Gerçekten keman kadar insana yaklaşan bir enstrüman göremezsiniz. Kemanı ses ile karşılaştırabiliriz. İnsanın gırtlağı en iyi enstrümandır. Sonra keman gelir. Kemanla da konuşabileceğimizi ve şiir söyleyebileceğimizi gösterdim. Ben kemanımla insanlarla konuşuyorum.

Başka bir enstrüman çalıyor musunuz?
Akordeon çalıyorum.
Konserlerde size kim eşlik ediyor?
Değerli eşim Mitra Tavakol piyano çalıyor.
Sizin Kürt kökenli olduğuz da yazıldı. Doğru mu?
İran'da çok Kürt var, ama ben değilim. Farisî'yim.
Türk yemeklerini sevdiniz mi?
Balık, kebap ve lahmacunu çok sevdim. Bir de zeytin muhteşem.m.tokay@zaman.com.tr




Hayirli ramazanlar herkese,

Kosusturma ve davetlerle gecen guzel bir ramazan geciriyoruz cok sukur. Mercimek diye kandirdigim balkabagi corbam gayet sevildi ;)
Tarifine gelince:
1 kg kusbasi dogranmış balkabagi
1 adet yemeklik dogranmis soğan
1 adet minik doğranmis havuç
1 adet minik doğranmis patates
5 kaşık siviyag
3 adet defneyapragi
8 bardak kaynamis su
tuz ,karabiber,
Yarim paket Sut kremasi

Sogani,patatesi ve havucu yağda soteleyelin.Kabaklari ve defne yapraginida koyup 5-10 dakika daha karıştırarak kavurun.
Kaynamis suyu,tuz ve baharatları da ekleyip 30-35 dakika yumusayincaya kadar pisirin. Kabaklarda pisincr defne yapraklarını içinden alıp el blendirindan gecirin. Süt kremasını ekleyip 5-10 dk daha kaynatin. Ocagin altini kapatip servis yapin. Afiyet olsun

Fransiz marketten aldigim minik kabak ( iki tane kullandim )
Geçen sene ramazanda misafirlerim için bir patates çorbasi yapmistim.Cok begenmislerdi. Tesekkurler yemek gunlugum.




Malzemeler:
  • 2 adet orta boy patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 lt kaynar su 
  • 1 adet tavuk bulyon
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı margarin ve 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • tuz

Üzerine:
  • 1 çay kaşığı kırmızı biber
  • 2 çorba kaşığı margarin

Yapılışı :
  1. Önce soğanlar yemeklik doğranır. Patatesler soyulup küçük küçük doğranır. 2 çorba kaşığı margarin tencereye konur eriyince soğanlar ilave edilir ve soğanlar hafif pembeleşene kadar kavrulur. 
  2. 2 çorba kasigi un ilave edilir ve kavurmaya evam edilir.
  3. Tencereye sıcak su ilave edilir. tavuk bulyonlarda ezilerek katilir.
  4. Arkasından patateslerde ilave edilir ve patatesler yumuşayıncaya kadar kaynatılır.
  5. Tencerenin içindekiler blendirdan  geçirilir.
  6. Tencere tekrar ocağa konur ve içerisine süt ilave edilir. Bu şekilde de 10 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır ve tuzu ilave edilir.
  7. Üzerine kırmızıbiberli yağ yakılarak servis yapılır.

Hayirli Ramzanlar efendimmm,

Tembelligimden olsa gerek bloguma çok ara verdigimi biliyorum. Tatilden donunce boyle oluyor galiba ...
Öncelikle hayirli ramzanlar dilerim herkese, bol bereketli, bol ibadetli geçer insallah hepimizinki.

Rabbim bu mubarek ayda Suriye'deki ve  ARAKAN'daki zulüm goren kardeslerimize yardim etsin :(  Oruçlarimizi açarken çok dualar edelim onlara arkadaslar. Guvendiginiz yardim kuruluslarinada bagislar yapip destek verebilirsiniz. Simdiden yardimlar ulasmaya baslamis çok sukur.
Bizlerde destek verelim insallah. Rabbim onlarin yardimcisi olsun :(








malzemeler:
3 adet kuru soğan
1 çay bardağı zeytinyaği
2 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tarçın
2 tatli kasigi şeker
1 su bardağı kıyılmış maydanoz
1 tatlı kaşığı tuz
1 kg dolmalik biber
isterseniz dolmalik fistik
2 su bardağı kaynamış su
1 tane domates



hazırlanması:
 3 adet kuru soğanı yemeklik doğrayın 2 su bardağı pirinci yıkayıp soğanlara ekleyin. Sonra sırasıyla   kuru nane,  karabiber, tarçın,  şeker ve kıyılmış maydanoz ekleyip karıştırın. Diğer tarafta dolmalik biberleri yikayip temizleyin ve biçakla birkaç çizik atin (delin). Hazirladiginiz harci biberlere doldurun tencereye dizin bir tane domatesi minik minik kesip biberlere kapak yapin. Ustune bir tabak yerlestirin ve kaynamis suyu dokun. 1 yemek kasigi kadar zeytinyagini gezdirin ve kapagini kapatip pirinçler ve biber yumusayana kadar pisirin. Servis yapin...
Merhaba,

uzun zamandir tatil sebebiyle ara verdigim bloguma yeniden dondum :)

Ne kendime bloguma nede sizinkilere bakamadim ama insaallah bundan sonra bakabilirim.  Tatilim guzel geçti ama istanbul çok sicakti çookk. Senede bir kez gittigim için hep ailemin yaninda kaldim oyle tatil koyu falan yok bizde :) bizim tatilimiz ailmizin yani :))

Neyse ben direk tarifime geçeyim hanmlar, evde çok artan kekim oldugu için degerlendirmek istiyordum. Canim kayinvalidecigimin misafiri gelecegi için hemen bunu dusunup yapiverevim dedim :) Biz begendik tadini, gelenlerde sevdi. Sizde denerseniz belki seversiniz :))

Malzemeler:


  • Buzlugun attiginiz yada elinizde kalan artkan kekler
  • Turkiye'de tuzsuz labne peyniri Fransa'da mascarpone ( mascarpone buyuk marketlerde varmis, migros, carrefour'da falan )
  • 1 paket krem santi ( ben kakaolu kullandim )
  • Krema sertlestirici ( cremfix )
  • Nestle dessert kuvertur çikolata ( aman onu nerden bulcam simdi diyorsaniz dr oetker çikolata sosu )
  • Yarim kutu sivi krema



Yapilisi:

Herseyden once kremsantiyi krema sertlestirici ile hazirlayip buzdolabina koyun.Kekleriniz buzlu ise mikrodalgafirinda buzunu çozdurun ve elinizde ufalayin. Mikrdalga yoksa buzunu çozulmesini bekleyin. Buzlu degilse zaten diren bir kabin içine ufalayin.




labne peynirini yada mascarpone hangisini kullaniyorsaniz kekin içine koyup hamur gibi yogurun.isterseniz içine findik, fistik, ceviz kuru uzum katabilirsiniz.


 salata kasenize yada neyin içine yapmak istiyorsaniz streç film (sera) ile kaplayip kekini içine duzun. içine buzdolabinda kivama gelen kremsatiyi dokun



Hamurdan tekrar buyuk parça ile kremayi kapatin.


Siz çikolata sosunu yada kuvertur çikolatasini krema ile hazirmarken pastayida buzdolabinda bekletin.

Kuvertur çikolatasinin hazirlanmasi ( ganas ) : kremayi dibi tutmaz bie tasa koyup ocaga koyun ve kaynama noktasina getirin. Ocaktan alin ve içine kuvertur çikolatadan birz biraz koyup karistirin ve çikolatayi eritin. daha sonra sogutarak pastanin uzerine dokun. çok sogumasin yoksa sertlesiyor. çikolata sosu ile hazirlancaksa onu paketin arkasindan yaparsiniz zaten.


buzdolabinda biraz soguyup sertlesince uzerini susleyin.


afiyet olsuunnn :)









Merhaba blogdaşlarım,

uzunnnn zamandır ne sizleri ziyaret edebildim nede post yazabildim. Çünkü ailemin yanına İstanbul'a tatile geldim: Onlarla ne kadar vakit geçirsek kar diyede buraları epey boşladım. Ama yine dayanamayıp bir post yazıp kaçayım dedim :)

Tatilimin ilk haftasını Ankara'da eşimin teyzesinde geçirdim. Kalan günleride İstanbul'da geçiriyorum.Kızımın küçük, hareketli ve araştirmacı olmasından sebep pek dışarıya çıkamıyorum ve birde malumunuz havaların yağışlı olması sebebi ile evdeyim genelde :) sadece kızımı evimizin yakınındakı parka götürüyorum. Benim 14-15 yıl önce oyun oynadığım parkta artık kızım koşup oynuyo, zaman nasılda geçiyor değil mi? Hibirşey anlamıyoruz valla...

Gelince açma-simite saldırdım resmen :))


Diyet işinide bir ay mola verdim eh bırakında anne yemekleri yiyeyim doya doya, memleket hasreti giderim, helal yiyeceklerden yiyeyim dimi? :))))))))))))



Ankara'da fırında alabalık pişirdim, tadı çok guzeldi balığın. Fırında olmasıda ayrı bir güzel tabi. Tarifini yazayım yapmak isteyenlere...

Fırında Alabalık
                                                   

Yapılışı:
Fırınınızı 180 dereceye ayarlayın. Kişi sayısı kadar alabalığı yıkayıp aradasını kesip içini tuzlayıp yaglayın hafifçe domates, limon ve patatesi dilimleyip fırın tepsisine dizdiğiniz balıkların üzerine dizin.
1 limonun suyunu sıkıp içine nane,zeytınyağı, dereotu evde ne varsa damak tadınıza göre ekleyip balıgın üzerinde gezdirin veönceden ısıttığınız fırına surun. balıklar kızara kadar pişirin:

Afiyet olsun :)




Tatilimizin bitmesine 15-20 gun kaldı. Bu yuzden tekrar yazarmyım bir post bilemedim :) şimdi sizleri ziyarete geliyorum savulun :))



Sevgili arkadasim Benim dunyam Blogunun sahibesi Fatma beni mimlemis ve bir odul vermis :) Benide unutmadigi için çookk tesekkur ederi kendisine :)

Odulumuzun kurallari varmis :)

1. Ödülü 11 arkadaşına vereceksiniz:

peki diyorum; 100de100marifet oznura, Besparasiz blog Aysegul'e,
 noblesse ye, Kelebek misali Fatma ya, Mutlu et Kubra'ya, nilay'a , Burcu'nun guncesine, Benzemez kimse bana tugba'ya, Hayatcafe meliha'ya ,karakazan blogunun sahibesi serap'a valla tamamlayamadim masaallah herkes mimlenmis ayni odulle :)))Allah biliyo ya bu yazdiklarimda kesin mimlenmistir :D

2. Ödül verdiklerinizin bloglarına haber vermeniz gerekiyor.
İnşallah fırsat bulursam vericem :)
3. Kendimizle ilgili 7 gerçek paylaşıyoruz.

hmmm nasil bir gerçekler acabaa :)))
1. Cennette Animeler gibi hizmetçilerim olsun istiyorum :D animeleri çok seviyorum hehe ( Cennete gittinde animesi kaldi dediginiz duydum :p )
2. Biraz fazla rahat bi insanim, gevsek yada vurdumduymaz gibi bisi
3. Bana tekno saadet derlerdi arkadaslarim teknoloji bagimlisiyim bende :D
4. Apple magazasindaki tum urunleri satin almak isterdim :D
5. Hediyelesmeyi çok severim
6. Biraz fazla yardimseverim
7. Hayvanlari uzaktan severim, evimde olunca korkuyorum
4. Size ödül verenlere teşekkür edin.

Fatmacigima çok tesekkur ederim bana bu odulu layik gordugu için :)

5. Ödül fotosunu blogunuza ekleyin.

 ekledim.


çok sukur firsat bulup bitirdim postu, Turkiye'de tatilde oldugum için bir turlu yazamadim ya :(
Hepinizi  opuyorum kizlar; Iyi haftasonlari...

Bunu malum diyette oldugum için kendim uydurup yaptim kizlar :)) ama inanin hiç olçu yok goz karari yaptim bi yuzden olçu yazamicam :(

Malzemeler:

Brokolileri hasliyoruz ve suyunu suzup kaldiriyoruz. firini 180° ye ayarlayip onceden isitiyoruz. Besamel sos için: Tam tahilli un ( çok degil bir iki kasik) az yagli sut ve 1-2  kasik tereyag ile hazirliyoruz.  Kivamini kendiniz ayarlarsiniz zaten.  Brokolileri borcama koyu uzerine sosumuzu dokuyoruz ve sicak firinimiza suruyoruz. uzeri kizarincaya kadar pisiriyoruz. Afiyet bal olsun :)





Diyetime devam ettigim su gunlerde bir kaçamak yapiyorum bir geri toparlaniyorum :) aslinda kaçamak yapmasam daha çok veririmde iste arada oluyor napalim :))

Daha onceki yazimdada soylemistim nasil verdigimi ama kaç kilo verdigimi yazmamisim. Subat ayinda 70 kg yu gorunce baslamistim diyetime. Geçen hafta 61,9 dum ve bugun tartildigimdaaa ;


60,5 i gordum çok mutlu oldum :) 10 kg gitti çok sukur. 

Pazartesi vatanima Istanbul'a gidiyoruz insaallah. Ailem kizimi geçen sene 6-7 aylikken gormuslerdi. Simdi kizim bir buçuk yasinda. Onlarda bende heyecanli ve sabirsiziz :) tabi çokta mutlu.  

Gelelim meselemize; ben bu 3 ayda verdigim kiloyu insaallah koruyabilirim. Yoksa butun emeklerim çope gider. O harika anne yemeklerine, restoranlara, helal dondurma ve yiyeceklere nasil dayanacagim oyyyyyyyy... :D

Iradeli olmaya devam etmeliyim evet evet. Yeni bir hayat yarismasindan bayagi bir tuyo aldim ve onlari not ettim. Insaallah uygularimda. 

Herkese sevgiler... Hayirli cumalar dilerimmmm


Bu tarifi ararken uzman tv de buldum , yaptim. sonuçtan memnun kaldik esimle.

Videoyu eklemek isterdim fakat olmuyor malesef. Teek Teekk yazmam gerek :P

Somonu marine etmek için:

1 portakalin suyu, maydonoz, biraz zytin yag, dereotu, 2 adet defne yapragi, yarum limonun ve 1 portakalin suyunu bir kaba koydugumuz somonun uzerine gezdirip ters duz yaparak sosa buluyoruz. Vaktiniz varsa buzdolabinda 2 saat dinlenmesi gerekiyor ama ben beklemeyi sevmedigim için direk bekletmeden yapiyorum :)

Yapilisi:

Somonlari derin bir tepsi borcam vb birseye koyun uzerine sosundan dokup onceden isitilmis 180° deki firinda yarim saat pisirilir. Ben firin posetine koyup yaptim hem yanmadi hem daha guzel oldu. Yada biz oyle seviyoruz :))

Baliklar pisince salatayla servis yapin. Afiyet olsun







Bu kurabiyeyi Pinterestte gordum ve hemen denedim. Çok begenildi ve bende begendim :)
Tarifi Bu fransiz blogundan buldum.


Tarifi:

(yaklaşık 35 kurabiye)


180g yumuşak tereyağı veya margarin, 
70g pudra şekeri
1/4 limon kabuğu rendesi 
1 yumurta sarısı
Taze sıkılmış limon suyu 20 ml
Bir tutam tuz
280g un
Kalın beyaz iplik nakış pamuk tipi
etiketler (burada ya da orada ya burada ya da burada)
dekorasyon için  eritme çikolata

Geniş bir kapta, parçalara ayrilmis  yumuşamış tereyağıni ve pudra şekeri ekleyin ve kremsi ve pürüzsüz olana kadar tahta bir kaşıkla iyice karıştırın.
ince rendelenmiş limon kabuğu rendesini, yumurta sarısı, limon suyunu ve her şeyi de dahil  iyice karıştırın.
Un ve tuzu eleyin yavaş yavaş ekleyin. purussuz bir hamur elde edin. Tarifteki un yeterli olmadi benim için daha fazla ekledim.

Hamuru streç filme sarin ve yarım saat buzdolabında dinlendirin.


Firini  180  ayarlayin. Yagli kagit serin tepsiye.
Hafifçe çalışma yüzeyine un serpistirin. 5 mm kadar bir kalınlığa hamur yayılır.
Bir şablon hazirlayin (karton üzerine klasik bir çay poşeti ) kullanarak, hamuru biçakla kesip  yerleştirin  uzerine çop sis ile delik açin ve firin tepsisine dizin. 10-12 dk pisirin ve pistikten sonra sogutun. 9ikolatayi benmari uulu eritin. kurabiylelerin yarisini batirin, çikolata donunca hazir çay posetlerinin iplerini kesip kurabiyelerinize takin. Yukardaki linklerdende kagit resimlerini indirip print edip iplere takin. 






Sevgili Arkadasim Nilay  beni Mimlemisss :) hemen cevaplayim sorularini.


1) Yemek olsam ne yemeği olurdum?

Turlu yemegi olurdum herhalde :D 

2) Müzik aleti olsam hangisi olurdun? 

kemannn

3) Araba olsam hangisi olurdum?  

hiç anlamam arabalardan ama mercedes olayim bari :D


4) Aylardan hangisi olurdum? 
mayis ayi

5) Ayakkabı olsam hangisi olurdun?

mini topuklu ayakkabi 


6) Kıyafet olsam hangisi olurdun? 

gelinlik olurdum :)

7) Renk olsam hangisi olurdum? 

pembe

8) Hayvan olsam hangisi olurdum?
sincap 

9) Şu an okuduğum kitabın 137. sayfasında neler var?
Damar tikanikliginin nedeni kandaki yuksek kolesterol degildir

Mim icin tesekür ediyorum :)

Merhabalar kizlar,

Subat ayinin basindan beri diyet yapiyorum sessiz sedasiz. Tabi arada facebook sayfamda yayinliyorum tarti fotoglarimi ama birde burda paylasayim dedim.

70 kg ya gelince kendime bir dur dedim ve karar verdim bu sefer kesin verecegim kilo :) onceleri baslayip birakiyordum ama baskalariyla yapinca birakmiyor insan motive oluyor. :)

Diyet tek basina olmuyor gerçekten evdekilerden destek olmayinca bende  her zamanki takildigim Kadinlar Kulubu forum sitesinden diyet gruplarina cuma yarismalarindaki takimlardan birine girdim.

4. Takimdayim :) Hergun menulerimizi yazip arkadaslarla degerlendiriyoruz. Cuma gunleri tartilma gunu ve herkesin kilosunu yazma gunu. Oglen 12 ye akdar kilomuzu yazip takim kaptanlari degerlendiriyor ve yuzde olarak hesaplayip takim birincileri seçiliyor.Geçen haftadan beri biz birinci olduk, ee buda bizi motive ediyor tabi :)

Ise once forumdaki diyet basari öykulerini okuyarak basladim. Siteye uye olanlar zayiflayarak nasil zayifladiklarini ve onceki sonraki hallerini fotograflayarak baslik açip yazmislar. Onlari okuyunca bende yaparim ya diyerek gerçekten motive oluyorum. 10 kg, 20 kg hatta 30-35 kg verenler bile var.

Not: Iphone'daki instagram arkadaslarimin #diyetteyiz tagi ile baslattigimiz diyetle ilgili resimlerimizide goz ardi edemem tabi :) @cheedeem ;)

Daha sonra kendime yeni bir tarti aldim çunku eski tartim surekli yanlis tartiyordu twitterdkiler bilir bahsi geçmisti bir ara :)))

Menulerimi duzene sokmaya karar verdim sonradan. http://eskikilomadonuyorum.wordpress.com/  Bu blogun sahibesi ezgi hanim 80 kusur kilodan 55 kiloya dustu 8 ay içerisinde. 30 kg verdi yani.  Arada onun blogunu takip ederek diyet listerine bakiyordum ama yazdigi seyler zor bulunan seyler oldugu için biraktim. Kendi menumu kendim olusturuyordum. Biraz Karatay diyeti biraz dukan diyeti kurtariyordu beni iste. hepsinen ortaya karisik :)


buharda pismis sebzeler yemeye basladim



Tatli krizlerime tek çare; kuru incir , kuru kayisi, kuru uzum, çig badem, findik vb


Siyah çayda içmiyorum artik, bol bol yesil çay ve sekersiz tabi

Yag yakici çay
Dogadan form çay
Dogadan Zayiflama çayi besi bir yerde


Sabah kahvaltilarimi kuvvetli yapiyorum oglen çabuk acikmiyorum




                               Beyaz ekmegi biraktim , tam tahilli kepek ekmegi yiyorum artik.


gunde 2-3 lt su içiyorum


Leslie Sansone ile evde yuruyus programini yapiyorum hergun.

                                       


Subat ayinin basinda 69 kiloydum. 10 Nisandayiz suan ve 62 kiloyum. 7 kg verdim ve insaallah 55 e kadar vermek istiyorum. Verdikten sonra tabi kilomu sabitlemek :)
Bu tarifi Dukan Diyetim blogundan alip biraz degistirdim.  Bazen canim çok çekiyor kek pasta. Dukan tatli tarifleri tam kurtarici oluyor :) Tamam tipi tip degil ama tadida o kadar kotu degil :))) 


malzemeler:
-2 yumurta
-3 yk tatlandırıcı(splenda )
-3 yk yağsız yoğurt
-çeyrek paket kabartma tozu
-tarçın
-6 yk yulafkepeği
-dovulmus yada robottan geçirimis çig badem
-isterseniz yagsiz kakao

Yumurtaları splenda ile çırpin.Yoğurt ,tarçın,k.tozu,yulaf kepeğini ekleyip 170 derecede önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 15 -20  dk.üzerleri kızarana dek pişirin kurdan batiripta bakabilirsiniz. pismise firindan çikarin. gunde 1-2 adet tuketin.
Bu pastamin bir suru fotografi vardi fakat telefonumun azizligine ugradim ve hepsi silindi :(  ekleyecegim bir suru tariflerim ve kizimin fotograflarida silindi çok uzuldum ya :( Yanarim kizimin fotograf ve videolarina yanarim. Neyse olmusla olmuse çare yok sadece goruntu ile yetinelim en iyisi :)

Diyet yaptigi su siralar hem misafirlerim hemde kendim için hafif birseyler ararken blog Bal Badem'in sahibesi Muruvvet hanim Twitterdan bana kendi tarifini onerdi.

Hiç boyle bir salata tarifi gormemistim sevindim gerçekten :) Hafif olsun diyede etimekleri tam tahilli ekmekten yaptim :)








Malzemeler:
1 parça göğüs
1 paket etimek
yarim kilo yoğurt
Mayonez ( istenirse )
Dere otu
Mısır
Kornişon turşu
Ceviz ( cevizim yoktu badem koydum )
Sarımsak
Karabiber
Kırmızı pulbiber
Yapılışı:
Etimekleri sarımsaklı yoğurda bandırıp dikdörtgen borcama dizin. Haşlanmış, didilmiş tavuğa, mısır, turşu, ceviz, karabiber, dereotu, pulbiber ekleyip birazda yoğurlu harçtan koyduktan sonra etimeklerin üzerine dökün. Bu harcın üzerine tekrar etimekleri yoğurda bandırıp dizin. Bir gece buzdolapta bekletdikten sonra ( yada ir kaç saat bekletin) üzerine kalan yoğurttan tamamen kapanacak şekilde sürün. Üzerine misir gevregini kirip yarisinada badem yada ceviz kirigindan susledim. Tercih sizin tabi.
Afiyet olsun

Articles plus récents Articles plus anciens Accueil

ABOUT ME

Merhaba, Ben Saadet, 2 çocuk annesi, eskiden anaokulu yardimci Ogretmeni şimdilerde Butik Pasta tasarimcisiyim :) 2008'de Fransa'ya evlenerek geldim ve burda edindiğim bilgileri, tecrübeleri benim gibi Fransa'ya yeni gelenler ve ev hanımları için paylastigim 2009'da yazmaya basladigim blogumda paylaşıyorum. Youtube'a da ara sıra video ekliyorum. Sevgiler.

SUBSCRIBE & FOLLOW

Translate

Ramazan ile ilgili yazilar

Ramazan ile ilgili yazilar

POPULAR POSTS

  • Klozet dibindeki siyah lekeler için çözüm
  • Aliexpress.com'dan nasil alisveris yapilir?
  • Çikolatali kapkek
  • The Heirs
  • Gül Pasta Tarifi
  • Tatildeyim... ve Fırında alabalık tarifi
  • Fransa'da diploma denkligi nasil alinir? Comment obtenir une attestation?
  • Singer zigzag dikis makinesi ile overlok yapimi
  • Çiçekli Rulo Pasta
  • Artan keklerden bomba pasta

Formulaire de contact

Nom

E-mail *

Message *

Fourni par Blogger.

Blog Archive

  • ▼  2025 (14)
    • ▼  septembre (1)
      • Indız (Andız) bulamacı
    • ►  juin (3)
    • ►  mai (1)
    • ►  avril (2)
    • ►  mars (2)
    • ►  février (5)
  • ►  2024 (18)
    • ►  décembre (2)
    • ►  juin (1)
    • ►  mai (1)
    • ►  avril (3)
    • ►  mars (10)
    • ►  janvier (1)
  • ►  2023 (8)
    • ►  septembre (1)
    • ►  août (2)
    • ►  juillet (1)
    • ►  mai (1)
    • ►  mars (3)
  • ►  2020 (30)
    • ►  octobre (4)
    • ►  septembre (4)
    • ►  juin (1)
    • ►  mai (7)
    • ►  avril (14)
  • ►  2019 (38)
    • ►  décembre (1)
    • ►  novembre (6)
    • ►  juillet (2)
    • ►  mai (17)
    • ►  avril (1)
    • ►  mars (2)
    • ►  février (9)
  • ►  2018 (17)
    • ►  décembre (5)
    • ►  novembre (6)
    • ►  octobre (2)
    • ►  septembre (2)
    • ►  mars (2)
  • ►  2017 (6)
    • ►  décembre (3)
    • ►  novembre (1)
    • ►  octobre (1)
    • ►  janvier (1)
  • ►  2016 (95)
    • ►  novembre (3)
    • ►  octobre (3)
    • ►  juin (4)
    • ►  mai (14)
    • ►  avril (31)
    • ►  mars (19)
    • ►  février (13)
    • ►  janvier (8)
  • ►  2015 (16)
    • ►  décembre (1)
    • ►  octobre (1)
    • ►  août (3)
    • ►  mai (1)
    • ►  avril (2)
    • ►  mars (7)
    • ►  janvier (1)
  • ►  2014 (18)
    • ►  décembre (2)
    • ►  novembre (2)
    • ►  octobre (3)
    • ►  septembre (2)
    • ►  juillet (1)
    • ►  juin (4)
    • ►  mars (2)
    • ►  février (1)
    • ►  janvier (1)
  • ►  2013 (53)
    • ►  décembre (4)
    • ►  novembre (5)
    • ►  octobre (4)
    • ►  juin (2)
    • ►  mai (4)
    • ►  avril (8)
    • ►  mars (12)
    • ►  février (8)
    • ►  janvier (6)
  • ►  2012 (62)
    • ►  décembre (1)
    • ►  novembre (4)
    • ►  octobre (7)
    • ►  septembre (4)
    • ►  août (8)
    • ►  juillet (3)
    • ►  juin (1)
    • ►  mai (3)
    • ►  avril (8)
    • ►  mars (9)
    • ►  février (5)
    • ►  janvier (9)
  • ►  2011 (89)
    • ►  décembre (3)
    • ►  novembre (6)
    • ►  octobre (5)
    • ►  septembre (11)
    • ►  août (9)
    • ►  juillet (5)
    • ►  mai (8)
    • ►  avril (20)
    • ►  mars (9)
    • ►  février (10)
    • ►  janvier (3)
  • ►  2010 (7)
    • ►  novembre (2)
    • ►  août (1)
    • ►  mai (1)
    • ►  février (1)
    • ►  janvier (2)
  • ►  2009 (4)
    • ►  novembre (1)
    • ►  octobre (1)
    • ►  septembre (2)

Copyright © Fransalı Gelin. Designed by OddThemes